Vahid Danaiefar: “Akışkan Korku” – Simbart Projects
Vahid Danaiefar “Akışkan Korku” – Simbart Projects 360° VR Sanal Sergi Turu
Vahid Danaiefar'ın Simbart Projects Çukurcuma galerisindeki sergisini, çok katmanlı enstalasyonlarını ve mekan kurgusunu 360 derece sanal tur ve akıllı telefon jiroskopu (gyro) ile adım adım deneyimleyin.
Seçilmiş Kareler ve Detaylar
Yapım Yaklaşımı ve Süreç
Simbart Projects, 11 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında İran asıllı sanatçı Vahid Danaiefar’ın Türkiye’de gerçekleşen ilk kişisel sergisi ‘Akışkan Korku’ya (Liquid Fear) ev sahipliği yapmıştır. WE24 Agency çatısı altında Harutyun Arto Davulciyan (Fotoğrafçı / Renk Düzenleme / Re-Touch), Aren Arda Kaya (Sanat Yönetmeni) ve Kami Balmumcu (Asistan Fotoğrafçı) iş birliğiyle gerçekleştirilen bu kapsamlı çekim; serginin mekânsal mimarisini, resimlerini, heykelsi yerleştirmelerini ve interaktif 360° VR sanal turunu yüksek hassasiyetle arşivlemiştir. Sergi, korkunun görünür bir tehditten çok, gündelik deneyimin içine sessizce yerleşen bir durum olarak nasıl ortaya çıktığını araştırmaktadır. ‘Akışkan Korku’, imge, nesne ve mekân arasındaki ilişkiler üzerinden, tanıdık olana duyulan güvenin nasıl çözülmeye başladığına ve tekinsiz (das Unheimliche) bir nitelik kazandığına odaklanmaktadır. Zygmunt Bauman’ın aynı adlı kitabında bahsettiği gibi, korkunun günümüz toplumunda görünmez, dağınık ve sürekli hissedilen bir olguya dönüşmesi; belirsizlik, güvensizlik ve gündelik yaşama sızan kaygı üzerine düşünceleri, serginin çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Bu kavramsal zemin, Sigmund Freud’un ‘tekinsiz’ kavramıyla birlikte serginin temelini kurmaktadır. Sergi boyunca karşılaşılan gündelik nesneler, mekânlar ve figürler bütünüyle yabancılaşmamakta; ancak taşıdıkları anlam ve birbirleriyle kurdukları ilişkiler yavaş yavaş dönüşmektedir. Ev kavramı yalnızca fiziksel bir mekânı değil, gündelik deneyimin fark edilmeden dönüşmeye başladığı bir alanı sembolize eder. Alışkanlıkların ürettiği süreklilik çözülürken, sıradan olan tekinsiz bir nitelik kazanmaktadır. Bu dönüşüm ani bir kırılmadan çok, neredeyse fark edilmeyen yer değiştirmeler ve sessiz sapmalar aracılığıyla belirmektedir. Pratiğinde resim, video ve yerleştirme gibi çoklu medyumlardan yararlanan Danaiefar; tuvaldeki resmi fiziki yeşil ahşap bir masaya taşıran uzamsal diyaloglar, vintage CRT monitörlü ve boyalı kumaşlı karyola enstalasyonu, eriyen analog telefon heykelleri, köşeden duvara tırmanan siyah akıntılar ve duvardan zemine dalgalanan yeşil panjurlar aracılığıyla tanıdık olanın tekinsizleşmesini somutlaştırmaktadır. Çekimlerde; Çukurcuma tarihi sokak mimarisiyle bütünleşen vitrin kurgusu, galerinin aydınlatma geometrisi, eserlerin renk doğruluğu, doku detayları ve 1:1 müze standartlarında düzlem röprodüksiyonları titizlikle kaydedilmiştir.
Benzer bir proje mi planlıyorsunuz?
Fikrinizi, yapım ölçeğini ve yaratıcı vizyonunuzu birlikte değerlendirelim.
Projeyi Konuşalım
























